KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı basın açıklamasında, "Kapılar konusunda maalesef Rum tarafından herhangi bir açılım yok. Her ne kadar da Cenevre’de 4 kapıdan bahsetmiş olsalar da yine bizim Haspolat Kapısı ve Akıncılar Kapısı olarak önerdiğimiz kapılara karşılık kendilerinin Kiracıköy’den Eğlence’ye direkt koridor yani transit geçiş yapmak suretiyle güneyden güneye geçmelerini sağlayacak bir açılım istiyorlar" dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis, Cenevre’deki gayri resmi 5+1 toplantı sonrası bugün bir araya geldi. İki liderin BM karargahının bulunduğu ara bölgedeki saat 09.17’de başlayan görüşmesi sona erdi. Saat 11.00 sıralarında tamamlanan görüşme 1.5 saat sürdü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Tatar’a KKTC Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Güneş Onar, Hristodulidis’e ise Rum müzakereci Menelaos Menelau eşlik etti. Ara bölgedeki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisinin ofis binasında yapılan görüşmenin ardından liderler bölgeden ayrıldı.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, daha sonra Cumhurbaşkanlığında basın açıklaması yaptı. Cenevre’de genişletilmiş gayri resmi toplantıda ele alınan konular ve 6 başlığın görüşülmesi için bir istişarede bulunulduğunu kaydeden Tatar, BM Genel Sekreteri’nin bu konuların uygulanabilmesi için Maria Angela Holguin Cuellar’ı kişisel temsilci olarak atayacağını ifade ettiğini dile getirerek, "Biz Türk tarafı olarak Türkiye ile istişare ettikten sonra buna onay verdik. Anladığım kadarıyla Güney Kıbrıs da Holguin’in tekrar kişisel temsilci olarak atanmasına onay vermiştir" dedi. Cenevre’deki toplantıda Holguin’in artık iki taraf arasında ortak zemin var mı yok mu arayışı içerisinde olmadığını kaydeden Tatar, "Ancak bu 6 başlığın uygulanması noktasında bizlere yardımcı olacaktır. O anlayışta bu görev kendisine tebliğ edilecektir. Onun atanmasını da yakın bir zamanda bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
"Dün EOKA’nın kuruluşunun 70. yıl döneminde yapılan çığırtkanlıkları ve yapılan açıklamaları Türk tarafı olarak kınamakta olduğumuzu, çünkü yapılan açıklamalarda resmi ağızlardan da EOKA’nın 70 yıl önce çıktığı yolda hedefin Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleştirilmesi olduğunu ve bu müzelerin devam etmekte olduğunu çeşitli farklı etkinliklerle, törenlerle bu ağızdan ifade etmişlerdir. Ben de bunun samimiyetini sorguladım" diyen Tatar, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
"Biz her zaman komşuluk ilişkileriyle iki tarafın, iki halkın yan yana yaşayabilmesi için iyi niyetimizi ortaya koyuyoruz. Kıbrıs Türk halkı kendi onurlu yaşamını sürdürebilmek için bu adada federasyon temelinde bütün çabaların, bütün gayretlerin boşa çıktığı için artık yeni bir anlayışta, yeni bir siyasette iki tarafın iş birliğiyle nihai çözüme kadar her iki halkın da faydasını alabilecek hem Kıbrıs Türk halkının hem Kıbrıs Türk halkının bir takım önemli projede birlikte imza atabileceğimizi tekrar ifade ettim. Karşı tarafın öz itibariyle pozisyonu kendi egemenlikleri, kendi otoriteleri ve Kıbrıs Türk halkının da bütün bunlara biat etmesi yönünde bir yaklaşım içerisindedirler. Çünkü kendilerine göre Kıbrıs Cumhuriyeti tanınmış cumhuriyet, otorite onlar, egemenlik onlarda. Biz de onlara tabii bir halk olarak, evet bir takım açılımlar yapabilirler, ama öz itibariyle bizim egemenliğimizi tanımadıklarını ifade ediyorlar."
Ara bölgede Avrupa Birliği finansmanı ile kurulacak olan solar enerji sistemini örnek veren Tatar, güneş enerjisinden üretilebilecek bir sistemin her iki tarafın da tabii ki faydasına olacağını ancak orada üretilen elektriğin Güney Kıbrıs’a verileceğini ve enterkonnekte sistem olduğu için KKTC payının yüzde 35-40 olabileceğini ve bunun da Güney Kıbrıs’ın Kıbtek İdaresi’ne kendisi vereceğini ifade etti. Tatar, "Halbuki ne diyoruz? Kıbrıs’ta madem ki iki eşit taraf vardır, iki eşit halk vardır, iki ayrı yapı vardır. Yani üretilecek olan oradaki elektriğin enerjinin yüzde şu kadarını Güney Kıbrıs’a alacak, şu kadarını direkt biz kendi sistemimize alacağız. Bundan daha normal ne olabilir? Ama ısrarla Güney Kıbrıs’a verilecek, Güney Kıbrıs’tan sizin payınızı biz vereceğiz. İşte anlayış bu. Dolayısıyla bu konuda da bir kez daha ara bölgede kurulacak olan sistemin, evet çok iyi olabileceğini, bizlerin de buna destek olabileceğimizi ama gerçekleşmesi için mutlak suretle bizim kendi payımızı direkt bizim Kıbrıs’a aktarmamız gerektiğini orada bugün sabah tekrar ifade ettik" dedi.
"Teknik komitelerde gençlerimizle çalışması için onlara imkan tanınacak"
Teknik komitelerin, gençlik komitesinin kurulması konusunun da görüşüldüğünü ifade eden KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Zaten Cenevre’de bir anlaşmaya varmıştık. 15 Nisan’a kadar 12 isim vereceğiz. Bu 12 isim bizlerin hem kadınlar hem erkekler, 6-6 şeklinde 15 Nisan’a kadar isimleri vereceğiz ve teknik komitelerde gençlerimizle çalışması için onlara imkan tanınacak. Diğer bir konu iklim değişikliği çerçevesinde gerek çevresel etkileri gerek çeşitli farklı madenlerle ilgili olarak özellikle Lefke bölgesinde ne gibi iş bilgileri yapabilir, bu konularda var olan kendi şu andaki çevre komitemizin toplanması için desteklerimizi sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı.
"Kapılar konusunda maalesef Rum tarafından herhangi bir açılım yok"
Diğer bir konunun kapılar konusu olduğunu sözlerine ekleyen KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Kapılar konusunda maalesef Rum tarafından herhangi bir açılım yok. Her ne kadar da Cenevre’de 4 kapıdan bahsetmiş olsalar da yine bizim Haspolat Kapısı ve Akıncılar Kapısı olarak önerdiğimiz kapılara karşılık kendilerinin Kiracıköy’den Eğlence’ye direkt koridor yani transit geçiş yapmak suretiyle güneyden güneye geçmelerini sağlayacak bir açılım istiyorlar. Bizim de bunu çeşitli farklı gerekçelerle yapamayacağımızı yine bunu söyledik ve kendilerinden daha orijinal fikirlerle bize alternatif geçiş kapılarının önermelerini ifade ettim. Ama söylediğim Metehan’daki trafik ve yoğunluk her iki tarafa şu anda sıkıntıya neden oluyor. Rakamlara baktığımızda 2024 yılında 8 milyon toplam geçişin yüzde 65’i Metehan kapısında ve Metehan kapısından en az Türkler kadar Rumların da geçtiği bir konu. Dolayısıyla Haspolat’ta bir kapının açılması veya Akıncılar’da veya her ikisinin de hem Kıbrıslı Türklere hem Kıbrıslı Rumlara yarar sağlayacağını yine orada ifade ettim ve kendisine bu konularda anlayış göstermesini rica ettim" dedi.
"Ayın 24’ünden önce buluşmamız olabilir"
Tatar, görüşmede mayınlar konusunun da gündem olduğunu belirterek, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
"Yıllardan beridir mayınlar konusunda birtakım çalışmalar var. Çünkü gerek ara bölgede olsun gerek farklı noktalarda mayınların ve bunun tehlikesinin devam etmekte olduğunu, dolayısıyla her iki temsilcimizin görüşmek suretiyle her iki tarafın otoritelerinin iş birliğiyle, BM’nin de desteğiyle mayınlardan bu bölgelerin temizlenmesi için çalışmaların sürdürmesi gerektiğini ifade ettik. Bu konuda da bir anlayış birliğine sanıyorum ki ulaşmış bulunmaktayız. Ayın 24’ünden önce buluşmamız olabilir. Bizim elbette amacımız, niyetimiz her iki tarafın iş birliğiyle çeşitli farklı projelerde her iki halkın yararına olabilecek birtakım açılımların yapılabilmesi. Sizlere anlatmaya çalıştığım Cenevre’de teyit edilen 6 farklı başlık."
Elektriğin Kıbrıs’tan Türkiye üzerinden Avrupa Birliği’ne bağlanması konusunun Cenevre’de teyit edilmediği için gündeme gelmediğini kaydeden Tatar, "Bu 6 konu Cenevre’de her iki tarafın birlikte onayladığı konulardır. Önümüzdeki süreçte Holguin’in kişisel temsilci olarak atanmasıyla ve göreve başlamasıyla bu konularda biraz da onun ısrarıyla birtakım ciddi açılımlar inşallah yapılabilecektir diye değerlendiriyorum. Ben orada pozisyonum ifade ettiğim gibi yapıcı, pozitif ve gerçekten mantıklı önerilerle her iki tarafın faydasına ve yararına olabilecek birtakım açılımların yapılabilmesi için diyalogdan, iletişimden ve temastan yana olduğumu, zaten burada son 4.5 buçuk yıldır her iki tarafın teknik komitelerin iş birliğiyle çeşitli farklı konularda iş birliklerinin yapıldığını, kriminal konularda da epey temasımızın olduğunu, burada ilgili teknik komitenin başındaki avukat arkadaşımızın sürekli olarak Güney Kıbrıs’ta iletişim halinde olduğunu ifade ettim" şeklinde konuştu. Vatandaşlar arasındaki ayrımın yapılmasının hiç doğru olmadığını kaydeden Tatar, açıklamasını şu şekilde tamamladı:
"Özellikle burada doğmuş olan Türkiye kökenli insanların ki buranın vatandaşları ve burada doğmuşturlar, Kuzey Kıbrıs’ın Türk Cumhuriyeti vatandaşları arasında ayrım yaparak onların güneye geçmesini veya birtakım haklardan yaralanabilmelerine yönelik duruşumuzu asla kabul etmeyeceğimizi, bütün bunların Avrupa Birliği değerlerine aykırı olduğunu yine çeşitli farklı konuları bu 6 noktanın dışında oradaki görüşme de dile getirdim. Yapıcı ve kendisinin de mantıklı yaklaşımıyla nihai bir çözüm bulunana kadar her iki halkın faydasına yararına olabilecek, Kıbrıs’ta iki tarafın iş birliğini daha da fazla cesaretlendirecek, belki şimdi değil ama yarın veya ilerideki bir tarihte nihai çözme bir ortak zemin oluştuğu takdirde bütün bu yapılacak olanların daha güçlü bir zemin oluşturabileceğini kendisine ifade ettim. 24 Nisan öncesinde yine tekrar buluşma niyetinde olduğumu ifade ederek toplantıdan ayrıldık."